1.5 Derece Eşiğini Aştık!
Kentlerin iklim değişikliğine uyumlu hale gelmesi, bir dizi yenilikçi ve bütüncül yaklaşımı gerektirir. Dönüşüm kısa vadede maliyetli olsa da yöneticiler bilmeli ki afetler daha da maliyetli olacaktır.
Küresel Isınma Nedir?
Küresel ısınma, Dünya yüzeyindeki ortalama sıcaklıkların uzun dönemli ve sürekli bir şekilde artış göstermesi anlamına gelir. Bu süreç özellikle sanayi devrimi sonrasında insan faaliyetleri sonucu atmosfere salınan sera gazlarının (karbondioksit, metan, diazot monoksit vb.) miktarının hızla artmasıyla ivmelenmiştir.
Kaliforniya Yangınları
Ocak 2025’te Los Angeles (ABD) çevresinde büyük orman yangınları çıktı. Yazının kaleme alındığı tarihte NASA FIRMS verilerinde yaklaşık 13 bin hektarlık bir alanın yangından etkilendiği görülüyordu. Bu alanları daha iyi anlayabilmek için haritamıza bakabiliriz:

Kaynak: NASA FIRMS (firms.modaps.eosdis.nasa.gov)
Yangını söndürmek için ekipler havadan ve karadan ne kadar müdahalede bulunsalar da yetersiz kalıyor. Söndürme çalışmalarında suyun yetersiz kalması ABD kamuoyunda da tartışma konusu oldu. Peki ama bu yangın neden söndürülemiyor ve neden bu kadar hızla yayıldı? Cevap aslında basit: rüzgârlar ve değişen bitki örtüsü. Normal şartlarda rüzgâr yönlerini ve bitki örtüsünü belirli ölçüde öngörebiliyoruz; ancak iklim değişikliğiyle birlikte beklediğimiz rüzgârlar, hava olayları ve bitki örtüsü farklılaşıyor. Dolayısıyla bunları takip etmek ve tahmin etmek de giderek zorlaşıyor.

Kaynak: NASA FIRMS (firms.modaps.eosdis.nasa.gov)
Son 24 saatteki ilerlemeye baktığımızda yangının hâlâ ciddi boyutta devam ettiğini görüyoruz. İklim krizi, uzak bir gelecek senaryosu olmaktan çıktı ve kapımızı çoktan çalmış durumda. Paris Anlaşması’na göre ülkeler, Sanayi Devrimi öncesine kıyasla küresel sıcaklık artışını 2°C’nin altında tutmaya ve mümkünse 1,5°C eşiğine yakın kalmaya çalışacaklarına dair taahhütte bulundular. Copernicus ve Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre 2024, küresel ortalama sıcaklığın sanayi öncesi döneme göre 1,5°C’nin üzerine çıktığı ilk takvim yılı oldu. Paris Anlaşması’ndaki eşik uzun dönem ortalamasını ifade etse de bu sınıra dayandık ve etkilerini yıllar sonra değil, hemen şimdi gözlemliyoruz.
Şehir Planlaması Açısından Yangınlar ve Önlemli Kentler
Yetkililerin yerleşim yerlerinin tahliyesinde zorlandığı ve yanan alanlara erişimde zorlandığını haberlerde görmekteyiz ABD gibi geniş yollara sahip bir ülkede bile bu tarz zorluklar yaşanıyorsa kesinlikle iklim değişikliğinin getirdiği riskler koşulunda kentlerimizi planlamalıyız.

Görsel: Zafer Doğan’ın LinkedIn yazısından
İklim değişikliği ve yangınlar ekonomik kayıpların yanında;
1. Aşırı Hava Olaylarının Artması
- Isı dalgaları ve kuraklıklar: Ortalama sıcaklıkların 1,5°C’nin üzerine çıkması, daha sık ve daha şiddetli ısı dalgalarına yol açabilir. Bu da tarım, enerji ve halk sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olur.
- Şiddetli yağışlar ve seller: Atmosfer daha fazla su buharı tutacağından, yoğun yağış ve sel baskınları artabilir. Altyapı ve tarım arazileri bu aşırı hava olaylarından ciddi zarar görebilir.
2. Deniz Seviyesinin Yükselmesi
- Buzullar ve kutup bölgeleri: Kutuplardaki buzulların daha hızlı erimesi deniz seviyesini yükseltir. Bu, kıyı şeridinde ve alçak rakımlı bölgelerde yaşayan milyonlarca insan için büyük bir tehdit oluşturur.
- Tuzlu su istilası: Deniz seviyesi yükseldikçe, kıyı bölgelerdeki tarım arazileri ve tatlı su kaynakları tuzlu su istilasına maruz kalır ve içme suyu ile tarımsal sulama açısından sorunlar yaşanır.
3. Ekosistem ve Biyoçeşitlilik Kayıpları
- Mercan resifleri: Sıcaklık artışları ve okyanus asitlenmesi, mercan resiflerinin büyük ölçüde yok olmasına neden olabilir. Mercan resifleri, deniz yaşamının önemli bir bölümünü barındırır ve balıkçılık açısından kritik öneme sahiptir.
- Orman yangınları ve orman ekosistemleri: Daha yüksek sıcaklık ve azalan nem, ormanların kurumasına ve büyük yangınların daha sık ortaya çıkmasına yol açar. Bu da birçok canlının yaşam alanını yok eder.
4. Ekonomik ve Sosyal Etkiler
- Gıda güvenliği: Tarım ürünleri sıcaklık, yağış rejimi ve zararlılar açısından büyük risk altına girer. Bu durum gıda fiyatlarını artırabilir ve özellikle düşük gelirli topluluklar için ciddi sorunlar yaratabilir.
- Göç ve yerinden edilme: İklim değişikliğine bağlı afetler (seller, kuraklıklar, deniz seviyesindeki yükselme vb.) nedeniyle daha fazla insan güvenli bölgelere göç etmek zorunda kalabilir; bu da küresel ölçekte sosyal ve siyasi gerilimlere yol açabilir.
5. Sağlık Üzerine Etkiler
- Sıcak hava dalgaları: Aşırı sıcaklıklar özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler için hayati tehlike oluşturabilir.
- Vektör kaynaklı hastalıklar: Sivrisinek veya kene gibi vektörlerin yaşam alanlarının genişlemesi, sıtma, dang humması ve Lyme gibi hastalıkların yayılma riskini artırabilir.
Önlemli Kentler Nasıl Olmalı?
Ulaşım:
Konut, iş yeri, alışveriş ve sosyal mekânların aynı bölgede yer alması, hem ulaşım mesafelerini kısaltır hem de toplu taşıma kullanımını artırarak enerji tüketimini ve emisyonları azaltır.
Yeşil ve Mavi Altyapının Arttırılması:
Kentsel yeşil alanlar (parklar, kent ormanları, korular) ve su alanları (göletler, dereler, kent içi akarsular) bir yandan karbon emilimi sağlarken, diğer yandan aşırı sıcaklık, sel ve taşkın gibi iklim risklerine karşı tampon görevi görür. Ağaçlandırılmış bölgeler, hava kalitesini yükseltir ve yağışların toprağa nüfuz etmesini kolaylaştırarak sel riskini düşürür.
Afet Odaklı Planlama:
Artan sıcaklık dalgaları, fırtınalar, seller gibi ekstrem hava koşullarına hazırlanmak için erken uyarı sistemleri, iyi koordine edilmiş tahliye planları ve çok amaçlı sığınaklar kentsel planlamanın parçası olmalıdır. Altyapı ve binalarda kullanılan malzemelerin de bu tür afetlere dayanıklı olması gerekir.
Katılımcı Planlama
Kentin iklim dostu politikalarının başarılı olması için yalnızca belediyelerin değil, sivil toplumun, akademinin ve özel sektörün de sürece katılımı şarttır. Toplumun her kesiminde iklim bilincini artıracak eğitim ve farkındalık programları düzenlenmeli, karar alma mekanizmalarına halkın dahil olması sağlanmalıdır.
Özet
Kentlerin iklim değişikliğine uyumlu hale gelmesi, bir dizi yenilikçi ve bütüncül yaklaşımı gerektirir. Dayanıklılık odaklı tasarımlar, yeşil ve mavi altyapının güçlendirilmesi, enerji ve su yönetimi alanlarında ileri teknolojiler ve sürdürülebilir uygulamalar, iklim krizine karşı güçlü bir savunma hattı oluşturur. Dönüşüm kısa vadede maliyetli olsa da yöneticiler bilmeli ki afetler daha da maliyetli olacaktır.
Zafer Doğan
Kaynak
Fire Information for Resource Management System (NASA FIRMS)
Washington Post, BBC, Guardian
Bu yazı ilk olarak LinkedIn’de yayımlandı: Zafer Doğan — 1.5 Derece Eşiğini Aştık!
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki, mali, teknik veya mesleki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve teknik bilgiler yayın tarihindeki duruma göredir. Yazıdan kaynak gösterilerek ve bağlantı verilerek kısa alıntı yapılabilir; tamamının veya önemli bir bölümünün yayımlanması yazılı izne tabidir. Kullanım koşulları
